- Katılım
- 17 Eki 2024
- Mesajlar
- 2
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 1
Facebook Messenger’da Satışınızı Katlayan 3 Adımda Bot Tasarımı
Merhaba iş dünyası meraklıları!
Hızla değişen dijital ortamda, en çok kullanılan iletişim kanallarından biri Messenger. Birçok küçük ve orta ölçekli işletme ise bu platformu tüketime çevirmenin yollarını düşünüyor. Peki, katma değer yaratacak bir satış botu nasıl tasarlanır? İşte üç, sadece üç adımda sizi hedef kitlenize doğrudan kavuşturacak kılavuz:
- 1. Hedefinizi Belirleyin: Botunuzun amacı ne? Tek parça ürünü önerme, kış menüsü duyurusu ya da sık sorulan soruları otomatik yanıtlamak? İlhamınızın net olması, kodlama aşamasındaki zamanınızı küçültür.
- 2. Kısa ve Öz Senaryolar Tasarlayın: Messenger’in “karşılıklı konuşma” deneyimi, doğal bir akış gerektirir.
gibi kaç satır kodla üretilebilen mesaj yapıları, kullanıcının yanıt kaydını hızlıca toplar.“Merhaba! Sizin için en iyisini buldum” - 3. Hızlı Test ve Yayınlama: Facebook’un “Messenger Platform” API’si sayesinde, botunuzu test ortamına koymadan önce 10 kitle ile deneyimleyin. Test tamamlandığında “publish” diyerek gerçek zamanlı kullanım başlar.
## İşin Altın Kuralı: Kişisel Dokunuş
Botunuzun başarısı, insan dokunuşu kadar önemlidir. Metinlerinizi “ChatGPT” filtresinden geçirin; doğal, samimi bir ton elde edin. Örneğin:
Kod:
{"greeting":"Merhaba! 👋",
"offer":["Sizin için %15 indirimli 5 paket seçtik", "Yeni sezon ürünlerimizi keşfedin"],
"ask":"Hangi kategoriyle ilgileniyorsunuz?"}
## Başarı Hikayesi
Bir giyim mağazası, yalnızca 5 gün içinde Messenger botunu kurarak aylık satışını %37 artırdı. Bot, müşteriye özel önerilerde bulunarak alışveriş sürecini yüzde 60 hızlandırdı. Anahtar noktası, botun 24/7 yanıt vermesi ve “aslında firmayla konuşuyorum” hissi yaratmasıydı.
### Kapanış
İşinizi Messenger'a taşımak hem maliyet‑etkin hem de müşterilerinizle gerçek zamanlı, kişiselleştirilmiş bir diyalog kurmanızı sağlar. Üç adımınız hazır—bugün hayata geçirin ve satışlarınızı kabaca yükseltin!
“En büyük fark yaratıcı olan, teknoloji değil insan dokunuşudur.”







